Tarihimiz
Milattan Önce 3600'lü yıllarda Karia adı ile anılan Muğla ve çevresinde, tarih boyunca Dorlar, Persler, Büyük İskender İmparatorluğu, Bergama Krallığı, Roma İmparatorluğu ve Bizans İmparatorluğu hakimiyet kurmuşlardır.
Bölgeye Türklerin yerleşmesi 1071 Malazgirt zaferinden sonra başlamış, 13. yy'da Menteşe Bey, Muğla ve çevresine hakim olmuş, bu tarihten sonra Muğla ve çevresi bu beyin adıyla adlandırılarak Menteşe olarak anılmaya başlanmıştır.15. yy'da, II. Murat döneminde kesin olarak Osmanlı İmparatorluğuna katılan Muğla yöresi, 19. yüzyıl sonlarında Aydın vilayetine bağlı Menteşe(Muğla) sancağının içinde yer almıştır.
I. Dünya Savaşı'ndan sonra imzalanan Sevr Barış Antlaşması'na dayanan İtalyan birlikleri, 1919-1921 tarihleri arasında yöreyi işgal etmiş, 5 Temmuz 1921 tarihinde bölge, Kurtuluş Savaşı sona ermeden işgalden kurtarılmıştır.
Kavaklıdere Tarihçesi :Kavaklıdere İlçesinin tarihi, yazılı kaynak bulunmamasından dolayı büyük ölçüde sözlü kaynaklara dayanmaktadır. Rivayete göre Kavaklıdere, adını, içinden geçen dereden ve etrafının yöre halkının 'Kavak' adını verdiği çınar ağaçlarıyla çevrili olmasından almaktadır. Yöreye ilk yerleşenlerin 17. yüzyılın başlarında Karakeçili Yörükleri'nden gelen Türkmenler olduğu iddia edilmektedir. Bölgeye daha sonra Denizli, Denizli-Tavas, Muğla, Uşak-Eşme, Uşak-Karahallı, Kaz Dağları dolaylarından Türkmen ailelerin gelerek yerleşmesi ile köy yapısı oluşmuştur.
Daha önceleri "Çardaklı" adıyla bir köy iken, 29 Şubat 1972'de "Menteşe" adıyla belediye statüsü alarak beldeye dönüştü. 12 Kasım 2012'de TBMM'de kabul edilen 6360 sayılı kanun ile mahalle statüsüne geçerek Kavaklıdere Belediyesi'ne bağlandı
MENTEŞE VE YERKÜPE YAYLASI, MAĞARASIKavaklıdere'ye gelmişken Menteşe beldesine ve beldeye 2 km uzaklıktaki Yerküpe yaylasına gitmeyi unutmayın.
Yeşil çam ormanları ile çevrili Menteşe de bir yörük yerleşimi. Belde, Kocoçay'ın aktığı vadinin engebeli dik yamaçlarına kurulmuş. Beldeye özgü tarihi evlerin bir bölümü ayakta. Büyük bölümü ise 1955 yangınıyla yok olmuş.
Vadinin diğer yakasında Yerküpe yaylası yer alır. Denizden yükekligi 800 metre olan Menteşe ve Yerküpe yaylası yazın sıcak günlerinde bile bunaltıcı olmayan havasıyla sizi çekecektir kendisine. Bakırcılık ve kalaycılık Menteşelilerin de ata mesleği. Cevizi, kestanesi, elması ve pekmezi meşhurdur Menteşe'nin. İsparta ve Milas türü halıcılık da yaygın ve çarşısından uygun fiyatla satın alabilirsiniz.
YERKÜPE YAYLASI VE MAĞARASIYerküpe yaylası, asırlık çınarları, 5 ayrı yerden kaynayan buz gibi doğal kaynak suları, geniş çayırlık alanı, çağlayanı ve mağarası ile bir doğa harikası. Doğu Menteşe dağları üzerinde bulunan Yerküpe mağarası, Genek çayının bir kolu olan Hebil deresi üzerinde yer alır.Mağaranın yakınında Kavaklıdere-Menteşe -Çamyayla köyü geçmektedir. Yerküpe mağrasının hemen üzerinde bulunan düzlük, piknik ve güreş alanı olarak düzenlenmiştir. Her yıl Haziran ayı sonunda yağlı güreşler düzenleniyor bu yaylada. Bir şenlik havasında yapılan, bir gece önce şarkılı türkülü konserlerin yer aldığı, aşıkların karşılıklı atıştığı güreşler yerli ve yabancı turistleri yaylaya topluyor.
Yayla, özellikle bahar ve yaz aylarında spor kulüpleri ve doğa sporları tutkunlarının da ilgisini çekiyor.
Yerküpe mağarası, genç bir mağaradır. Doğal köprü özelliğinde olan mağara, oluşum ve gelişim yönünden ilginçtir. Gerek mağara içi damlataşların ve gerekse doğal çevrenin güzelliği nedeniyle turizm amaçlı kullanıma son derece uygundur. Ayrıca mağaranın üst kesimi piknik ve dinlenme alanı olarak düzenlenmiştir. Alanın hemen yakınında bulunan Yerküpe Mağarası belediye olanaklarıyla ziyaretçiye açılmış. Valilik aydınlatma çalışmalarını sürdürüyor. Mağara tipi olarak geçit konumlu yarı aktiftir. Mağaranın toplam uzunluğu 100m. Olup, tek bir galeriden meydana gelmiştir. Genel olarak vadi tabanının eğimine uygun şekilde uzanan mağaranın üst girişi ile alt çıkışı arasında 17m.lik yükselti farkı vardır. Mağara içindeki küçük iniş ve çıkışlar, tavandan düşen bloklar ve damlataş birikimlerinden kaynaklanmaktadır. Genişliği 3-10m. Tavan yüksekliği ise 2-8m.arasında değişen Yerküpe mağarasının tabanında çakıl ve kum yığınları yer alır. Tabana yakın kenarlarda ve yan duvarlarda sarkıt ve dikitler mevcuttur. Özellikle havuzlar ilginç bir görünüme sahiptir. İçleri su ile dolu olan havuzların boyutları ve derinlikleri, bulunduğu bölgeye göre değişmektedir.
Mağara doğal SİT olarak korumaya alınmış. Civarındaki mesire yeri ve hemen yakınından geçen Benek Çayının yeşillikler arasında oluşturduğu güzellik mağara ziyaretine ayrı bir keyif katıyor.
Bölgeye Türklerin yerleşmesi 1071 Malazgirt zaferinden sonra başlamış, 13. yy'da Menteşe Bey, Muğla ve çevresine hakim olmuş, bu tarihten sonra Muğla ve çevresi bu beyin adıyla adlandırılarak Menteşe olarak anılmaya başlanmıştır.15. yy'da, II. Murat döneminde kesin olarak Osmanlı İmparatorluğuna katılan Muğla yöresi, 19. yüzyıl sonlarında Aydın vilayetine bağlı Menteşe(Muğla) sancağının içinde yer almıştır.
I. Dünya Savaşı'ndan sonra imzalanan Sevr Barış Antlaşması'na dayanan İtalyan birlikleri, 1919-1921 tarihleri arasında yöreyi işgal etmiş, 5 Temmuz 1921 tarihinde bölge, Kurtuluş Savaşı sona ermeden işgalden kurtarılmıştır.
Kavaklıdere Tarihçesi :Kavaklıdere İlçesinin tarihi, yazılı kaynak bulunmamasından dolayı büyük ölçüde sözlü kaynaklara dayanmaktadır. Rivayete göre Kavaklıdere, adını, içinden geçen dereden ve etrafının yöre halkının 'Kavak' adını verdiği çınar ağaçlarıyla çevrili olmasından almaktadır. Yöreye ilk yerleşenlerin 17. yüzyılın başlarında Karakeçili Yörükleri'nden gelen Türkmenler olduğu iddia edilmektedir. Bölgeye daha sonra Denizli, Denizli-Tavas, Muğla, Uşak-Eşme, Uşak-Karahallı, Kaz Dağları dolaylarından Türkmen ailelerin gelerek yerleşmesi ile köy yapısı oluşmuştur.
Daha önceleri "Çardaklı" adıyla bir köy iken, 29 Şubat 1972'de "Menteşe" adıyla belediye statüsü alarak beldeye dönüştü. 12 Kasım 2012'de TBMM'de kabul edilen 6360 sayılı kanun ile mahalle statüsüne geçerek Kavaklıdere Belediyesi'ne bağlandı
MENTEŞE VE YERKÜPE YAYLASI, MAĞARASIKavaklıdere'ye gelmişken Menteşe beldesine ve beldeye 2 km uzaklıktaki Yerküpe yaylasına gitmeyi unutmayın.
Yeşil çam ormanları ile çevrili Menteşe de bir yörük yerleşimi. Belde, Kocoçay'ın aktığı vadinin engebeli dik yamaçlarına kurulmuş. Beldeye özgü tarihi evlerin bir bölümü ayakta. Büyük bölümü ise 1955 yangınıyla yok olmuş.
Vadinin diğer yakasında Yerküpe yaylası yer alır. Denizden yükekligi 800 metre olan Menteşe ve Yerküpe yaylası yazın sıcak günlerinde bile bunaltıcı olmayan havasıyla sizi çekecektir kendisine. Bakırcılık ve kalaycılık Menteşelilerin de ata mesleği. Cevizi, kestanesi, elması ve pekmezi meşhurdur Menteşe'nin. İsparta ve Milas türü halıcılık da yaygın ve çarşısından uygun fiyatla satın alabilirsiniz.
YERKÜPE YAYLASI VE MAĞARASIYerküpe yaylası, asırlık çınarları, 5 ayrı yerden kaynayan buz gibi doğal kaynak suları, geniş çayırlık alanı, çağlayanı ve mağarası ile bir doğa harikası. Doğu Menteşe dağları üzerinde bulunan Yerküpe mağarası, Genek çayının bir kolu olan Hebil deresi üzerinde yer alır.Mağaranın yakınında Kavaklıdere-Menteşe -Çamyayla köyü geçmektedir. Yerküpe mağrasının hemen üzerinde bulunan düzlük, piknik ve güreş alanı olarak düzenlenmiştir. Her yıl Haziran ayı sonunda yağlı güreşler düzenleniyor bu yaylada. Bir şenlik havasında yapılan, bir gece önce şarkılı türkülü konserlerin yer aldığı, aşıkların karşılıklı atıştığı güreşler yerli ve yabancı turistleri yaylaya topluyor.
Yayla, özellikle bahar ve yaz aylarında spor kulüpleri ve doğa sporları tutkunlarının da ilgisini çekiyor.
Yerküpe mağarası, genç bir mağaradır. Doğal köprü özelliğinde olan mağara, oluşum ve gelişim yönünden ilginçtir. Gerek mağara içi damlataşların ve gerekse doğal çevrenin güzelliği nedeniyle turizm amaçlı kullanıma son derece uygundur. Ayrıca mağaranın üst kesimi piknik ve dinlenme alanı olarak düzenlenmiştir. Alanın hemen yakınında bulunan Yerküpe Mağarası belediye olanaklarıyla ziyaretçiye açılmış. Valilik aydınlatma çalışmalarını sürdürüyor. Mağara tipi olarak geçit konumlu yarı aktiftir. Mağaranın toplam uzunluğu 100m. Olup, tek bir galeriden meydana gelmiştir. Genel olarak vadi tabanının eğimine uygun şekilde uzanan mağaranın üst girişi ile alt çıkışı arasında 17m.lik yükselti farkı vardır. Mağara içindeki küçük iniş ve çıkışlar, tavandan düşen bloklar ve damlataş birikimlerinden kaynaklanmaktadır. Genişliği 3-10m. Tavan yüksekliği ise 2-8m.arasında değişen Yerküpe mağarasının tabanında çakıl ve kum yığınları yer alır. Tabana yakın kenarlarda ve yan duvarlarda sarkıt ve dikitler mevcuttur. Özellikle havuzlar ilginç bir görünüme sahiptir. İçleri su ile dolu olan havuzların boyutları ve derinlikleri, bulunduğu bölgeye göre değişmektedir.
Mağara doğal SİT olarak korumaya alınmış. Civarındaki mesire yeri ve hemen yakınından geçen Benek Çayının yeşillikler arasında oluşturduğu güzellik mağara ziyaretine ayrı bir keyif katıyor.


.jpeg)

.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)

